gaf

Gariban bir köylü şehre inmiş. Dolaşırken, içerisi görünen cam duvarlı bir ofisin içinde; karşılıklı oturmuş konuşan iki kişi görmüş. İçerde bu iki kişi, bir masa ve üç dört koltuktan başka hiçbir şey yokmuş. Köylü; mağazalarla dolu caddede bulunan bu ofisin ne olduğunu merak etmiş. İçeri girip sormuş:

- Selamünaleyküm ağalar. Kusura kalmayın. Ben ağrı dışardan gördüm de merak ettim; acaba burada ne satıyorsunuz?

Oy ver:
loading
3.5(3 oy)

İki arkadaş birlikte dolaşırlarken biri, karşıdan gelen iki kadın görüp telaşlanmış:

- Eyvah karım ile metresim bu tarafa doğru geliyor.

Kadınları görünce ikinci de telaşlanmış:

- Yanlışın var dostum... Onlar benim karım ile metresim!...

Oy ver:
loading
3.5(62 oy)

Mehmet bey bir gün arabasıyla işten çıkmış hanımı ve kayın validesini gezmeden almak üzere hareket eder. Ankara trafiğinde malum ışıklarda beklerken bir anda bir travesti; arabanın kapısını açıp, ön koltuğa oturur. Mehmet bey de şaşırır ve travestiye mesaide olmadığını anlatmaya çalışıp, travestiyi yaka paça arabadan atar.

Oy ver:
loading
3(22 oy)

Lokantada bir adam garsona seslenmiş; "Bana bir pilav... Üzerine de et!" Temel biraç masa geride kedi kendine cık cık yapmış; "Ula garson" demiş. "Pana ta pilav ama üzerune etma!..."

Oy ver:
loading
4(344 oy)

Bir gün Nasrettin Hoca gömleğini yıkayıp asmış. Birden bir rüzgar esmiş ve Nasrettin Hoca'nın gömleğini alıp kayaya fırlatmış. Nasrettin Hoca karısına seslenmiş:

- Hanım... Hanım!

Karısı gelmiş: "Ne oldu bey?" diyerek. Hoca:

- Büyük bir tehlike atlattık!

- Alt tarafı gömlek kayaya çarpmış ne olacak bey?

- Öyle deme karıcım ya içinde ben olsaydım!...

Oy ver:
loading
4(494 oy)

Sayfalar